TÜRKÇE DEYİMLER SÖZLÜĞÜ
Aradığınız deyimin ilk harfini seçerek kayıtlı açıklamalara ulaşabilirsiniz.
Deyimin anlamını görmek için üzerine tıklayınız
"Züğürt tesellisi" deyiminin anlamı :
Kötü bir işte en önemli şeyi kaybettiği zaman bazı önemsiz, iyi olmayan bir yan bularak sevinmek ve kendini avutma.
"Zurnacının karşısında limon yemek" deyiminin anlamı :
Uygunsuz bir davranışta bulunarak,çalışamaz hale getirmek
"Zilsiz oynamak" deyiminin anlamı :
Çok sevinmek
"Zilleri takıp oynamak" deyiminin anlamı :
Çok sevinmek
"Zil gibi" deyiminin anlamı :
Parasız ve aç
"Zihne dank etmek" deyiminin anlamı :
Uzun zamandır anlaşılamayan bir şeyi,herhangi bir olayın araya girmesiyle birdenbire anlamak
"Zıvanadan çıkmak" deyiminin anlamı :
1. Çok sinirlenip öfkelenmek, taşkınca hareketlerde bulunmak. 2. Delirmek, aklını oynatmak."Biraz daha konuşup da beni zıvanadan çıkarmayın!"
"Zeval bulmak" deyiminin anlamı :
Son bulmak, bozulup yok olmak, çökmek.
"Zevahiri kurtarmak" deyiminin anlamı :
Bir işi gereği gibi değil de üstünkörü yapmak ve böylece söz gelmesini önlemek, görünüşü kurtarmak."Bu girişimimizle zevahiri kurtardık, daha ne istiyorsun?"
"Zerre kadar" deyiminin anlamı :
Yok denecek kadar,Hiç denecek kadar az."Onu zerre kadar sevmiyorum."
"Zahmet çekmek" deyiminin anlamı :
Sıkıntı, güçlük, yorgunluk ve eziyetlere katlanmak."Senin adam olman için az zahmet çekmedim ben."
"Zehir zemberek" deyiminin anlamı :
İnsanın içine işleyen, onurunu zedeleyen çok acı söz.
"Zehir etmek" deyiminin anlamı :
Bir şeyin tadını kaçırmak, iyiyken kötü duruma sokmak."Yediğim şu yemeği zehir ettiniz bana."
"Zahmet etmek" deyiminin anlamı :
Yorulmak.
"Zartalos" deyiminin anlamı :
Yellenmek
"Zebunu olmak" deyiminin anlamı :
Birine çok düşkün olmak
"Zokayı yutmak" deyiminin anlamı :
Aldatılıp zarara sokulmak.
"Zurnayı biz çaldık,parsayı o topladı" deyiminin anlamı :
Haksızlık edip hazıra konanlar için söylenir.
"Zümrüt gibi" deyiminin anlamı :
Yemyeşil
"Zülfüyâre dokunmak" deyiminin anlamı :
İşle ilgili olanı, hatırlı ve güçlü kimseyi veya yüksek bir makamı kimi söz ve davranışlarla gücendirmek, darılmasına yol açmak."Hayır geri duramam, zülfüyâre dokunsa da söyleyeceğim."
"Zurnanın zırt dediği yer" deyiminin anlamı :
Yapılmakta olan işin en hassas, en önemli, en can alıcı noktası.
"Zoru olmak" deyiminin anlamı :
Kendisini zorlayan bir sıkıntısı, derdi olmak."Adamın bir zoru olduğu yüzünden belliydi."
"Zorun ne?" deyiminin anlamı :
"Ne istiyorsun, amacın ne?" anlamında kullanılır.
"Zora gelmemek" deyiminin anlamı :
Sıkıntıya ve baskıya katlanamamak, güçlüğe sabredememek."Zora gelemem ben, lütfen ısrar etmeyin!"
"Zora binmek" deyiminin anlamı :
İş güçleşmek, ancak zor kullanarak halledilecek hâle gelmek."Bir yolunu bulun, sakın işi zora bindirmeyin."
"Ziyaret etmek" deyiminin anlamı :
Birini görmeye, biriyle görüşmeye, bir yeri görmeye gitmek."Hastaları ziyaret etmek görevlerimiz arasındadır."
"Ziyanı yok" deyiminin anlamı :
"Önemli değil, önemi yok!" anlamında kullanılır.
"Ziyan etmek" deyiminin anlamı :
Yersiz, boş yere harcamak."O kadar ekmeği ziyan etmeye utanmıyor musun?"
"Ziyafet çekmek" deyiminin anlamı :
Konukları yemek vererek ağırlamak."Düğünümde bir ziyafet bile çekemedim."
"Zindan kesilmek" deyiminin anlamı :
1. Çok karanlık duruma gelmek. 2. Yaşanılan yer çok sıkıntı verici, yaşanılamayacak derecede kötü hâle gelmek.
"Zincire vurmak" deyiminin anlamı :
Prangaya vurmak (mahkûmu)."Bütün esirleri zincire vurup zindana atmışlardı."
"Zimmetine geçirmek" deyiminin anlamı :
1. Kendine mal etmek. 2. Bir hesabı birinin borcuna eklemek."Devletin onca malını zimmetine geçirmiş."
"Zil takıp oynamak" deyiminin anlamı :
Çok sevinmek.
"Zihnini oynatmak" deyiminin anlamı :
Zihnini oynatmak: Çıldırmak, aklını yitirip delirmek."Sen zihnini mi oynattın?
"Zihnini kurcalamak" deyiminin anlamı :
Aklına takılan bir şeyi anlamaya, kavramaya çalışmak."Akşamki mesele zihnimi kurcalayıp duruyor."
"Zihnini çelmek" deyiminin anlamı :
1. Bir kimseyi yanıltmak. 2. Kandırıp baştan çıkarmak.
"Zihnini bulandırmak" deyiminin anlamı :
1. Kuşkulandırmak. 2. Düşünemez hâle getirmek.
"Zihni bulanmak (karışmak)" deyiminin anlamı :
Sağlıklı düşünemez olmak, olaylar arasındaki bağlantıyı kaybetmek, ne yapacağını şaşırmak."Bir anda zihnim bulandı, saçmalamaktan korkup konuşmayı yarıda kestim."
"Zihin açıklığı: " deyiminin anlamı :
İyi, sağlıklı düşünebilme gücü."Sana Allah`tan zihin açıklığı dilerim."
"Zifiri karanlık" deyiminin anlamı :
Çok karanlık."Zifiri karanlıkta yola çıktık."
"Zırnık (bile) vermemek" deyiminin anlamı :
Az da olsa, en ufak bir şey de olsa vermemek."Ona bu mirastan zırnık bile koklatmayacağım."
"Zınk diye durmak" deyiminin anlamı :
Birdenbire, aniden durmak."Önümdeki adam zınk diye durunca ne yapacağımı şaşırdım."
"Zılgıt yemek" deyiminin anlamı :
Azarlanmak, paylanmak."Senin yüzünden öğretmenden zılgıt yedik."
"Zıddına gitmek" deyiminin anlamı :
Karşısındakini sinirlendirmek, sinirini bozmak; bir şeyin tersine hareket etmek."Niçin devamlı benim zıddıma gidiyorsun."
"Zeytinyağı gibi üste çıkmak" deyiminin anlamı :
Bir konuda haksız olduğunu kabullenmeyerek kurnazlıkla kendini haklı ya da suçsuz çıkarmaya çalışmak.
"Zevkini çıkarmak" deyiminin anlamı :
Bir şeyin tadından, güzelliğinden olabildiğince yararlanabilmek."Gelin şu gezinin zevkini çıkaralım."
"Zevkine varmak" deyiminin anlamı :
Bir şeyin tadını alabilmek, çıkarmak ve duymak; inceliklerini görebilmek."O sabah, manzaranın zevkine vardık."
"Zevkten dört köşe olmak" deyiminin anlamı :
Çok mutlu olduğu anlaşılmak, çok sevinip keyiflenmek ve aşırı zevk duymak."Takımı galip gelince zevkten dört köşe oldu."
"Zeval vermemek" deyiminin anlamı :
Zarar ziyan vermemek, korumak."Allah kimseye zeval vermesin."
"Zemzemle yıkanmış olmak" deyiminin anlamı :
Biri, ötekine göre çok daha iyi nitelikte olmak.
"Zemin hazırlamak" deyiminin anlamı :
Bir işin gerçekleştirilmesi için uygun ortam hazırlamak, meydana getirmek.
"Zemheri zürafası (gibi)" deyiminin anlamı :
Kışın ince elbise giyip gezenler için söylenir.
"Zembereği boşanmak" deyiminin anlamı :
1. Saatin zembereği kurulmaz duruma gelmek. 2. Kendini tutamayarak uzun uzun gülmek.
"Zar zor" deyiminin anlamı :
1. Güçlükle, zorla. 2. "Ucu ucuna, kıt kanaat, istenilen ölçüye ancak yaklaşabildi." anlamında kullanılır."Zar zor getirdik adamı."
"Zart zurt etmek" deyiminin anlamı :
Bağırıp çağırarak, yükseklerden atıp tutarak çıkışmak; kendini büyük göstererek kaba kuvvet gösterisinde bulunmak.
"Zar tutmak" deyiminin anlamı :
Tavla oyununda istediği sayıyı getirmek için, atmadan önce, zarlara parmaklar arasında belli bir biçim verip öyle atmak.
"Zamane çocuğu" deyiminin anlamı :
Eski nesile göre hayli yadırganacak davranışlarda bulunup sözler sarf eden kimse."Zamane çocuğu ne olacak."
"Zaman zaman" deyiminin anlamı :
Belli olmayan zamanlarda, ara sıra."Zaman zaman o da aramıza katılırdı."
"Zaman vermek" deyiminin anlamı :
Bir iş için belli bir süre ayırmak."Bana biraz zaman verirseniz gidip onu çağırabilirim."
"Zaman öldürmek" deyiminin anlamı :
Kimi şeylerle uğraşarak belli bir zamanın geçmesini sağlamak, boş şeylerle vakit geçirmek."Burda beklemekle zaman öldürüyoruz beyler."
"Zaman kollamak" deyiminin anlamı :
1. Uygun bir fırsat beklemek. 2. Bir işin sırasını beklemek."Zamanını kolla öyle gir işe, zamansız girip de rezil olma."
"Zaman kazanmak" deyiminin anlamı :
Birini oyalayarak ihtiyacı olduğu zamanı mümkün olduğunca uzatmaya çalışmak.
"Zahmete sokmak" deyiminin anlamı :
Birine sıkıntı, güçlük ve yorgunluk vermek; masraf ettirmek."Adamcağızı durup dururken zahmete sokmuşsunuz."
YAZILAN YORUMLAR
Bu içerik hakkında henüz yorum yazılmamış.İlk yorumu siz yazabilirsiniz.